Aramızdan Ayrılanlar
Aramızdan Ayrılanlar

Prof. Dr. Kürşad TURGUT

Kürşad Turgut 24 Şubat 1958 tarihinde Adıyaman’da doğmuştur. Annesi Mediha Hanım ve babası Mustafa Kemal Bey’in tek oğludur. Üniversite eğitimini 1981 Yılında Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesinden dönem birinciliği ile tamamlamıştır. 1984 yılında Araştırma Görevlisi olarak göreve başlamış, 1989 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinde İç Hastalıkları Anabilim Dalında doktorasını tamamlamıştır. 1991 yılında Selçuk Üniversitesinde doçentliğe yükseltilmiş, 1996 yılında ise Profesör unvanı almıştır.

Yurt dışı araştırma bursları ve değişim programlarını da kullanarak eğitim süreci boyunca Edinburg Üniversitesi (İngiltere), Utrecht Üniversitesi (Hollanda), Finlandiya Veteriner Hekimliği Koleji, Torino Üniversitesi (İtalya) ve Polonya Hayat Bilimleri Üniversitesi gibi kurumlarda araştırmalarına ve eğitimine devam etmiştir.

1996 yılından itibaren Selçuk Üniversitesinde görev alan Kürşad Turgut bu süreçte Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürlüğü, Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcılığı da yapmıştır. Veteriner Hekimler ve öğrencileri için oldukça kapsamlı Veteriner Gastroenteroloji, Veteriner Dermatoloji, Klinik Laboratuvar ve Teşhis, Veteriner Kardiyoloji kitaplarını yazmıştır.

2016 yılında Kıbrıs’a gelerek Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesinde akademik hayatına devam etmiştir. 20 Şubat 2019 tarihinden vefat ettiği 19 Aralık 2020 kadar olan sürede Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştır.

Anı: Doç. Dr. Serkan SAYINER

Kıymetli Kürşad hocam,

Adınızı doktora eğitimimin başında meslek camiamıza katmış olduğunuz kıymetli eserlerinden biri olan “Veteriner Klinik Laboratuvar Teşhis” kitabı ile duydum. Yıllar sonra fakültemizde sizinle birlikte çalışma şansını yakalamaktan dolayı çok mutluyum. Tanıştığımız ilk günden itibaren gerek mesleki gerekse entelektüel zengin kişiliğinizin farkını hissettim ve her sohbetimizde, çalışmamızda hayatıma dokunuşlar yaptınız. Laboratuvara olan özel ilginiz nedeniyle birçok vaka da sizinle konsültasyon yapma şansı yakaladım. Özellikle kapıdan içeri girip test sonuçları ile ilgili sorular sormanızı, gülüşünüzü ve şakalarınızı çok özleyeceğim. O anlar aklıma geldikçe her daim yüzümde bir gülümse, kalbimde bir burukluk yaşıyorum.

Her daim hatırlarımda, kalbimde ve şüphesiz ki eserleriniz ile yaşamaya devam edeceksiniz.

Saygı ve özlemle…
Serkan Sayıner

Anı: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ege İNCE

YOLA ÇIKMAK

24 Şubat 1958 yılında bir ailenin tek çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya gelen Kürşad TURGUT annesi Mediha Hanım’ın da deyişiyle “Her zaman çalışkan ve iyimserdi.” Eğitim hayatı boyunca çalışkanlığı ve sürekli okuma alışkanlığı ona yol göstermiş ve 1981’de Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesinden dönem birincisi olarak mezun olmasını sağlamıştır. Mesleğini severek yaptığını, yine dünyaya gelse yine aynı mesleği seçeceğini söylerdi. Mezuniyetinden sonra dönemin getirdiği karamsarlıklara aldırış etmeyerek eğitimine devam etmek istemiş ve 1984’te araştırma görevlisi olarak göreve başlamış ve 1989 yılında doktorasını Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinde tamamlamıştır. Hekimliği ve hayvanları çok sevdiğini, okuma ve araştırma isteğiyle bu meslekte akademisyen olarak devam etmeye karar vermiştir. 1991 yılında doçentliğini Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesinde alarak beş yıllık bir çalışma döneminin ardından profesörlüğe atanmıştır. Eğitimini ve öğrenme aşkını asla kaybetmeden yurt dışı araştırma bursları ve değişim programlarını da kullanarak eğitim süreci boyunca Edinburg Üniversitesi (İngiltere), Utrecht Üniversitesi (Hollanda), Finlandiya Veteriner Hekimliği Koleji, Torino Üniversitesi (İtalya) ve Polonya Hayat Bilimleri Üniversitesi gibi seçkin kurumlarda araştırma ve eğitim macerasına devam etmiştir.

HER YOL YENİ BİR MACERA
1996 yılından itibaren Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesinde Profesör olarak görev almış olan hocamız bu süre boyunca Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürlüğü, Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı da yapmıştır. Sanata olan düşkünlüğü çalışma alanlarında sürekli müzik dinlemesinden ve ofisindeki resimlerinden anlamak mümkün olsa da, aslında sanat aşkının bununla sınırlı kalmadığını yakınındaki insanlar ile olan muhabbetlerinden anlamak mümkündü. Dinlediği müzikleri, izlediği filmleri, takip ettiği sanatçıları, duvarındaki eserlerin hikayelerini sevdikleri ile paylaşır, onlarda oluşturduğu etkiyi dikkatle izlerdi. Son görev yeri olan Yakın Doğu Üniversitesinde dekanlık yaptığı sürede her sabah müzik açılmasını ister, güne pozitif başlamanın önemini vurgulardı.

Uzun yıllar boyunca devam ettirdiği Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevini 2011 yılında tamamlayarak Veteriner Kardiyoloji alanında çalışmak üzere İsviçre’de bulunan Zürich Üniversitesine gitmiştir. Döndüğü Selçuk Üniversitesinde bir kardiyoloji birimi kurarak bu alanda yeni yayınlar, çalışmalar, projeler ve bir de kitap çıkarmıştır.

Sporu çok sever, dinamik ve hareketli bir hayat yaşar, hatta spor yaparken yayın okumaya devam ederdi. Kendinizi nasıl geliştirebileceğinize dair soru sorduğunuzda “Çok okumak, sürekli okumak!”, bir konuyu öğrenmek için ne gerektiği sorulduğunda ise “Kitap yazmak!” derdi. Hayatı boyunca oldukça kapsamlı Veteriner Gastroenteroloji, Veteriner Dermatoloji, Klinik Laboratuvar ve Teşhis, Veteriner Kardiyoloji kitaplarını çıkarmış, çok sayıda kitaba danışmanlık yapmış ve bölümler yazmıştır.

SON YOLCULUK
2016 yılında geldiği Kıbrıs’ı çok sevmiş, bir yıl sonra temelli yerleşerek Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesinde akademik hayatına devam etmiştir. 20 Şubat 2019 tarihinde Dekanlık görevine atanmış ve vefatına kadar olan süreçte Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştır. Çalıştığı kurumlarda, çevresindeki kişiler, çalışma arkadaşları ve öğrencilerine karşı hoşgörülü ve yapıcı tutumları ile tanınan hocamız kendi tarzı, esprili ve dinamik hayatı ile çevresindekilere örnek olmuştur. “İnsanlara yol göstermek konusunda kimseyi zorlamazdı, sadece onlara roller vererek heveslendirmeye çalışırdı” diye dile getirmişlerdi çalışma arkadaşları.

Akademik hayatı boyunca binlerce öğrenciye ışık olmuş, Veteriner Hekimlik alanındaki birçok çalışma, yayın ve proje ile bilim dünyasını beslemişti. Hayvanlara olan sevgisi, iletişimi ve klinik bilgisi ile hastalarına derman olmuş, binlerce hayat kurtarmıştır. “Hocaların hocası” olarak her zaman hatırlayacağımız Prof. Dr. Kürşad TURGUT, 19 Aralık 2020’de aramızdan ayrıldı. Arkasında sevenleri ve onun öğretileri ışığında yolcular bıraktı.

Sevgi ve saygıyla...

Prof. Dr. Erol ALAÇAM

Prof.Dr. Erol Alaçam 1945 yılında İstanbul’da doğmuştur. Ankara Üninversitesi Veteriner Fakültesin’den 1968 yılında mezun olmuştur. Doktorasını 1974 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Faültesi Doğum ve Jinekoloji bölümünde tamamlamıştır. Ankara Üniversitesinde 1979 yılında doçent ünvanını almış ve daha sonra Selçuk Üniversitesi’n de 1985 yılında Profesör ünvanını almıştır.

Prof.Dr. Erol Alaçam 25,04,2012 tarihinde emekli olmuştur. Türkiye’de Fırat Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Adnan Menderes Üniversitesi gibi kuruluşlarda ders veren hocamız, 2015-2017 yılları Arasında Yakındoğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’n de de ders vermiştir. Özellikle verdiği doktora dersleriyle (meme hastalıkları ve infertilite) doktora öğrencilerinin bu konularda gelişmesini sağlamıştır.

Meslek hayatı boyunca 13 doktora ve 8 yüksek lisans öğrencisinin danışmanlığını yapmış ve birçok akademik ve idari görevlerde bulunmuştur. Prof.Dr. Erol Alaçam hazırladığı 16 kitap yazdığı 100’ün üzerinde makale ve Türkiye’nin heryerinde verdiği konferanslarla yetkin kişiliğini heryere ulaştırmış, bu konferans tarzındaki derslerini Yakındoğu Üniversitesi, Veteriner Fakültesin’da de sürdürmüştür.

Prof.Dr. Erol Alaçam şehir planlamacısı mimar Gülay Alaçam’ın eşi ve Diş Hekimi Dr. Fethi Arda Alaçam’ın babasıdır.

7 Temmuz 2020 tarihinde vefat eden Prof.Dr. Erol Alaçam, 1960’lı yılların önemli sprinterlerinden olup, 400 metrede 1966 ve 1967 yıllarında Türkiye şampiyonu olmuş, Büyükler Balkan Şampiyonası’nda ise 1962-68 yılları arasında milli formayı giymişti.

Anı: Prof. Dr. Kamil SEYREK İNTAŞ

Prof. Dr. Erol Alaçam, çok değerli bilim insanı, namı değer “number one”.

Her zaman öne çıkmayı ve önde kalmayı başarmış bir insandı. Rahmetle anıyorum. Bize ne yazık ki beklemediğimiz bir şaşırtı (sürpriz) yaptı! Hayatını, yaşarken yaptıkları (sportif, hareketli ve çalışkan bir yaşam) ve Dünya’ya bakışını (hoşgörü sahibi ve problem çözümüne odaklı) birlikte değerlendirdiğimde son yıllarda sıkıntısını yaşadığı sağlık sorunları da, erkenden bizlerle vedalaşması da benim için çok üzücü bir şaşırtı oldu. Beni daha önce hiç üzecek en küçük bir şey yapmamıştı. Yüreği iyilik dolu, mert ve adaletli bir kişiliği vardı.

Çok değerli hocamız o zaman Doç. Dr. Erol Alaçam ilk asistan olduğum yıllarda Ankara’dan Bursa’ya Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesine gelerek son sınıf öğrencilerimize Doğum ve Jinekoloji derslerini verdi. Öyle güzel hazırlanmış dersler anlatırdı ki, işte “Number One” demekten kendinizi alamazdınız. Hiçbir dersini kaçırmadım, tüm yıl tüm dersleri bir de onun ağzından dinledim. O seneyi gündüz fakültede derste ve klinikte, akşamları da çoğunlukla birlikte yediğimiz akşam yemeklerinde çok yakın iletişim halinde geçirdik. Düşünün, hayatımdaki ilk bilimsel makalemde onunla ikimizin ismi var.

Bursa’da ilk yıllarda doktora yapabilme imkanımız olmadığı ve yurt dışında doktora yapabilmeyi istediğim ve hedeflediğim için çaba içerisinde uğraşırken o sıralarda Profesör olarak Ankara’dan Konya’ya geçen Erol hocamın yanına acil bir referans mektubu yazması için telefon ile sorduktan sonra arabamıza atlayıp hafta sonu Konya’ya gidişimizi ve o zaman evindeki mekanik daktilosuyla iki parmak benim için pazar gününü ayırıp yazdığı referans mektubunu hiç unutmuyorum. Onun bu referans mektubu ile Almanya’nın Giessen şehrinde bulunan Justus Liebig Ünversitesi’nin Veteriner Fakültesinde Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalında Başkan Prof. Dr. Hartwig BOSTEDT’den doktoraya kabul yazısı aldım. Almanya’da olduğum sürece Erol hocam ile düzenli şekilde, o zaman e-posta yok, mektuplaştık. Bu süreç içerisinde Prof Dr. H. Bosted’in daveti ve DAAD burslusu olarak bir ay süre ile Giessen’a geldiğinde gece uykumuz hariç mesai saatleri içi ve dışında bir ay boyunca birlikte çalıştık ve birlikte zaman geçirdik. Hani denir ya yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Ne ben, ne de, daha sonraki görüşmelerimizden biliyorum ki, kendisi, o günlerin tadını güzelliğini hiç unutmadık, hatıralarımızda ve fotoğraflarımızda yaşattık. Bu sırada minnetle andığım hocam Prof. H. Bosted’in izniyle kendisine ait binlerce slaytın Erol hocamla birlikte günlerce uğraşarak her birinin ikişer kopyasını çıkardık. Öğrencilerimiz için derslerde kullanacağımız bir hazine bulmuş olarak, büyük bir sevinç içinde ve sıcak yaz günlerinde küçük odacığı müthiş ısıtan 500’er watt’lık iki Halojen projektörden ışık kaynağı olarak yararlanıp, ter döküp, emek harcayarak bu işlemi birlikte tamamladık. Bana olan sevgisini ve desteğini ömrü süresince daha sonra da her vesile ve fırsatta göstermiştir. İlk sınavda Doçentlik Jürisinden başarılı olamadığımda sanırım beden dilini okuyabildiysem, benden daha fazla o üzülmüştü. Bir araya geldiğimiz zamanlarda birlikte geçirdiğimiz zamanları ne kadar da keyifle yad ettik hep.

Erol hocamın Emeklilik töreni vesilesiyle Bursa’dan Ankara’ya geldiğimiz gün o çok güzel ve onurlu emeklilik törenine imrenerek katıldık. Bir insan ancak böyle güzel verimli bir yaşama sahip olabilir ve böyle güzel hatıralar bırakabilir. Hasta olduğu son zamanlarında belli aralıklarla telefonlaştık, aklı hep bilimsel çalışmalardaydı. Işıklar içinde uyu, nurlar içinde ol değerli hocam! Örnek aldığım bir hocam olarak öylesine güzel dokundunuz ki hayatıma, anlatamam. Siz hala benim Number One ‘ımsınız…