Ayın Olgusu
Ayın Olgusu
Ayın Olgusu - Ekim 2021


    İşe başlamadan evvel genel durumun kontrol edilmesi her hasta için diyagnostik ve terapötik yaklaşımı değiştirebilecek, vazgeçilmez bir muayene basamağıdır.

    Habitus: Depresif, başı sabit tutamama, titreme ve ön ekstremitelerde güçsüzlük gözlendi.
    Beslenme durumu: İyi
    P: 120/atım dk, Nabız kalitesi: Normal
    R: 38/solunum dk, Solunum tipi: Kostoabdominal, Oskültasyon: Normal
    Kapillar dolum süresi: 1sn, Periferal nabız: Güçlü
    Mukozalar: Solgun
    Lenf düğümleri: Normal
    Abdominal Palpasyon: Normal
    Rektal tuşe: Yapılmadı

    Nörolojik Muayene
    Bu basamakta hastanın temel sinir sistemi fonksiyonlarını yerine getirip getirememesi kontrol edilmelidir.

    Ataksi, inkoordinasyon, kranial boyun bölgesinin palpasyonunda ağrı bulgularına rastlandı.

    Kranial sinirler: Pupillar refleks: Gecikmiş, Tehdit yanıt: Normal, Korneal-Palpebral Refleks: Normal, Nistagmus: Yok, Labial refleks: Normal.

    Derin ağrı duyumu: Normal, Propriosepsiyon: Gecikmiş, Kas tonusu: Artmış, El Arabası: Negatif, Sıçrama: Negatif.

    Odin’in kanı alınarak hemogram testi yapılmıştır.

    Hemogram sonucunda, klinik bulguları açıklayacak önemli bir parametre saptanamamıştır.

    Nörolojik muayene bulgularına göre lezyonun lokalizasyonunun belirlenmesi için boyun omurlarının düzgün pozisyonlandırılması için genel anestezi altında baş ve boyun bölgesinin radyografik incelenmesinden yararlanıldı.

    Lezyonu gördünüz mü?

    Resim 1: Solda nötür pozisyonda, sağda ise boyuna fleksiyon uygulanarak alınan lateral radyografiler.

    Resim 2: Odin’in durumunu karşılaştırmak için sağlıklı Yorkshire terrier ırkı, 5 yaşlı bir köpeğin boyun bölgesinden alınmış lateral radyografide omurların normal hizalanmasını inceleyiniz.

    Yapılan radyografik görüntüleme sonucunda birinci ile ikinci boyun omuru arasında bir hizalanma bozukluğu ve her iki omur arasındaki mesafede önemli bir artış olduğu dikkati çekti.

    👍 Tebrikler doğru tanı.

    Atlantoaksiyal eklem, ilk 2 servikal (C) vertebra, atlas veya C1'i ve aksis veya C2'den oluşur. Atlantoaksiyal eklemin stabilitesini sağlayan 5 bağ vardır; bunlar transversal, apikal, dorsal atlantoaksiyal ve 2 alar ligamentdir. Atlantoaksiyal subluksasyon (AAS), eklemin anormal hareketiyle ortaya çıkar. AAS en sık kongenital anomaliler nedeniyle oluşur ve sıklıkla genç, küçük veya minyatür ırk köpeklerde görülür. AAS’da görülen kongenital anomaliler, dens’in aplazisi veya hipoplazisi, destekleyici bağların yokluğu veya zayıflığı, atlas’ın eksik ossifikasyonu, blok omurlar ve dens’in dorsal açılanmasıdır. Atlantoaksiyal eklemin anormal hareketi, aksis’in dorsal subluksasyonuna ve omuriliğin sıkışmasına neden olur. Klinik belirtiler omuriliğin sıkışma derecesine göre değişir ve servikal ağrıdan tetraplejiye, solunum felci ve ölüme kadar uzanır. Travmatik atlantoaksiyal subluksasyon (TAAS), servikal omurga travması, ya C1-C2 kırıklarından, destekleyici bağların hasar görmesinden ya da her ikisinden kaynaklanan atlantoaksiyal eklemin instabilitesine yol açtığında ortaya çıkar (de Lahunta, 2009; Hansen, 2019). Sağaltım yöntemleri, konservatif (boyun destekli bandaj + hareket kısıtlaması) veya Operatif (Dorsal/ventral vertebral serklaj, pin, vida, plak ve sütur materyalleri ile stabilite) olabilir. Prognoz, her zaman şüpheli olup, hastanın klinik belirtilerine ve sağaltıma göre değişmektedir (de Lahunta, 2009; Stalin, 2015).


    Boyun desteği ile yaşamını idame ettirebilme olanağı değerlendirildi. Ancak lezyonun şiddeti ve lokalizasyonu nedeniyle yeterli stabilite sağlanamayacağı düşünülerek bu yöntemin yararlı olmayacağına karar verildi.
    Lezyonun şiddeti nedeniyle operatif sağaltımın prognozu şüpheli bulundu ve operatif yöntem de uygun görülmedi.

    Odin’in sahibiyle birlikte, semptomların ağırlaşarak hayatını idame ettirmesini önlemeden önce ötenazisinin yapılması kararı alındı.
     
    Kaynaklar:
    de Lahunta, A and Glass, EN. de Lahunta’s Veterinary Neuroanatomy and Clinical Neurology. Elsevier Health Sciences, 2009.
    Hansen, Sonya C., et al. "Traumatic atlantoaxial subluxation in dogs: 8 cases (2009–2016)." Journal of Veterinary Emergency and Critical Care 29.3 (2019): 301-308.
    Stalin, C., et al. "A review of canine atlantoaxial joint subluxation." Veterinary and Comparative Orthopaedics and Traumatology 28.01 (2015): 1-8.

    👎 Üzgünüz hatalı tanı.

    Ayın Olgusu - Mayıs 2021


      İşe başlamadan evvel genel durumun kontrol edilmesi her hasta için diyagnostik ve terapötik yaklaşımı değiştirebilecek, vazgeçilmez bir muayene basamağıdır.


      Habitus: Alert (çevresiyle ilgili)
      Beslenme durumu: iyi
      P: 100 atım/dk, nabız kalitesi: normal
      R: 30 solunum/dk, solunum kostoabdominal, oskültasyon: veziküler sesler
      Kapillar dolum süresi: 2 sn, periferal nabız: güçlü
      Mukozalar: gülgüni pembe
      Lenf düğümleri: normal
      Abdominal palpasyon: normal
      Rektal tuşe: normal

      Ağız Muayenesi
      Sedasyon altındaki intraoral muayenede, diş ve dişetlerinde herhangi bir sorun olmadığı gözlendi. Yaralar sondalandığında, yaranın maksillar kemiğe kadar ulaştığı belirlendi.

      Göz Muayenesi
      Göz küresini ve eklenti organlarını etkileyen bir fiziki muayene bulgusu belirlenmedi. Bulbus’un derin katmanlarını inceleyen muayeneye gerek görülmedi.

      Hemogram yapıldı. Lökositoz (Granülositoz) tespit edildi.

      Lezyonu görebildiniz mi?

      Maxilla ve mandibula’nın sağ ve sol kadranlarının oblik görüntülerinde her iki maksillar 4. premolar dişlerinin kökleri etrafında kemik rezorpsiyonuna işaret eden radyolusent (siyah) bir hale gözlendi. Bu bulgular ışığında, fistülün kaynağının diş köklerindeki yangı olduğu belirlendi.


      👍 Tebrikler doğru tanı.


      Konservatif sağaltım (tam tanı konmadan) önceki hekimler tarafından başarısızlıkla denenmişti.
      Karnazyal fistülün konservatif sağaltımı yoktur.
      Genel anestezi altında, her iki diş operatif olarak ekstrakte edildi.
      Operasyon sonrası antibiyotik ve ağız antiseptiği kullanıldı, başına Elizabet yakalığı takıldı. Birkaç gün yumuşak gıda ile besleme önerildi.


      Operasyon sırasında görülen fistül deliğinin ağız içi bağlantısı.

      Post operatif radyografilerde her iki maxillar P4’ün tamamının kalıntısız ekstrakte edildiği görülmektedir.

      👎 Üzgünüz hatalı tanı.

      Operasyon sonrası 15. günde Karamel’in dikişleri uzaklaştırıldı, ağız içi iyileşmiş, fistül yaraları kapanmak üzere.

       

      Operasyon sonrası 30. gün.

       

      Karamelin sahibi, Karamel’in gayet iyi olduğunu ve eski sağlığına kavuştuğu için artık daha mutlu olduğunu belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi olarak, geçmiş olsun Karamel diyoruz.

      Hazırlayanlar: Doç. Dr. Serkan SAYINER ve Yrd. Doç. Dr. Çağrı GÜLTEKİN